Ergenekon İddianamesi Kaç Sayfadır? Bir Genç Yetişkinin Komik Bakış Açısı
Şimdi durun, “Bu ne ya, Ergenekon iddianamesi mi?” demeyin. Evet, bildiğiniz gibi, o meşhur iddianame, Türkiye’nin en çok konuşulan davalarından birinin belgelerinden biriydi. Ama bir sorum var: Gerçekten, “Ergenekon iddianamesi kaç sayfadır?” diye hiç düşündünüz mü? Durun, bu soru biraz eğlenceli olabilir. Hadi gelin, biraz kafa karıştıran, biraz da güldüren bir bakış açısıyla bu işin peşine düşelim. Hem de sadece 25 yaşında, İzmir’de yaşayan, biraz da espriyle hayata bakan bir genç olarak…
Ergenekon İddianamesi: Sayfa Sayısı ve Gerçekler
İlk başta, hemen itiraf ediyorum: Ergenekon iddianamesinin sayfa sayısı ne kadar olursa olsun, tam anlamıyla içine girip okumaya başladığımda kesinlikle uyurum. Yani, böyle bir iddianamenin okuması, bana neredeyse Yunan mitolojisinin bir versiyonunu okuma hissi veriyor. 2 sayfa mı, 10 sayfa mı, yoksa 2500 sayfa mı? Bu sayfa sayısı, adeta bir felsefi soruya dönüşüyor. Durun, durun, fazla abarttım. Gerçekten merak ettim, kaç sayfa? Hadi bunu birlikte öğrenelim!
Şimdi, biraz ciddi olalım (tabii ki sadece bir saniye, çok fazla ciddi olmamaya karar verdim). Ergenekon iddianamesi aslında çok büyük bir dosya. Hatta 2.455 sayfa olduğu söyleniyor. Bence 2.455 sayfa, sıradan bir iş günü gibi! Bunu okuyan bir insanın, sabah kahvesiyle başlaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, her 100 sayfada bir uyumak çok normal. (Yok yok, şaka yapıyorum. Ama belki haklıyımdır da, kim bilir?)
Şimdi diyelim ki, bu kadar sayfayı okumaya başladınız. 50 sayfa okuduktan sonra, koca bir “bu kadar mı?” hissi gelir size. Sonra bir bakarsınız, zaten ofisteyken kaç tane sayfa okuduğunuzu unutmuşsunuz. Gerçekten ne oldu, şu an kim okuyor, kim yazıyor, kim böyle bir şeyi masasına koyuyor… Bilmiyorum! Her şey bir yanda, Ergenekon’un iddianamesi başka bir yanda!
Gündelik Hayatla Ergenekon İddianamesinin İlişkisi
Şimdi diyeceksiniz ki, “Hadi canım, Ergenekon iddianamesiyle günlük hayat nasıl ilişkili olabilir?” Beni dinleyin. Bu kadar sayfayı okuyarak hayatıma ne kadar etki ederim? Mesela, kahvemi içerken bu sayfaları mı gözden geçireceğim? Yoksa 1 sayfa okuduktan sonra “Ya bugün hangi diziyi izlesem?” diye düşünecek miyim? Her şey normal bir insana döner. Yani, Ergenekon iddianamesiyle ilgilenmek, bir kahve molasında en iyi ihtimalle gözlüğümü bulmak gibi bir şey olabilir.
Geçen gün, arkadaşım Ahmet’le kafede oturuyorduk. Biri bana “Ergenekon iddianamesi” deseydi, muhtemelen şu diyalog geçerdi:
Ahmet: "Abi, bu Ergenekon iddianamesi hakkında ne düşünüyorsun?" Ben: "Yani... kaç sayfa, bilmiyorum. Ama kesin 1000 sayfadan fazla. Belki 2000 sayfa. 3000 bile olabilir. Kimse okumaz, ya da okumazsa kimse fark etmez." Ahmet: "Peki, bunun içine hangi suçlar girmiş?" Ben: "Hangi suçlar? Kim bilir! Bir tek yemek tarifleri olmasın da gerisi önemli değil." Ahmet: "Aynen, yemek tarifleri olsa, ben okurum."
İşte, o kadar… O kadar derin bir konu ki, bir an için her şeyi geçip kendimi kafede ‘Ergenekon iddianamesi’ hakkında konuşurken buldum. Gerçekten, hayatın içinde bazen böyle olur ya, çok ciddi bir şey hakkında konuştuğunda, en sıradan şeyler bile absürd hale gelir.
Ergenekon İddianamesi ve Gençlerin Gözünden
25 yaşında bir genç olarak, hayatımda her şeyin “artık” hızlı ve eğlenceli olması gerektiğini düşünüyorum. Hani, herkesin akıllı telefonları, oyunları, sosyal medyası… Bu kadar bilgi birikimiyle, koca bir iddianameyi okumak, bayağı “hadi ama, bu kadar da olmayalım” dedirtiyor insana. Yani, okuduğum kitapları bile 200 sayfadan fazla olmadan bir kenara koyarım. Peki, Ergenekon iddianamesi ne demek? Hangi kafa, 2.000 sayfa belgeyi okur? Hadi, hâlâ bu kadar sayfayı okuyan varsa, gerçekten alkışlamak gerek!
Çok enteresan, değil mi? Ergenekon davası bir yanda, ben 25 yaşımda bir yanda, kendi yaşamımda… Her şeyin hızlı, pratik ve eğlenceli olduğu bir dönemde, kimse Ergenekon gibi “dağ” gibi bir dava dosyasına eğilip kafa yormak istemiyor. Ama yine de, bu dosyanın her sayfası, sanki geçmişin ruhunu taşıyor. Her bir sayfa bir dönemi anlatıyor, ama sonuçta biz de hep bir şekilde “yapacak başka bir şeyimiz mi var?” diye düşünüyoruz.
Sonuç: Ergenekon İddianamesi Kaç Sayfa? Bence Hiç Önemli Değil
Ergenekon iddianamesinin tam olarak kaç sayfa olduğunu, bir noktada unuttum. İnanın, 2.455 mi, 5.000 mi, 10.000 mi? Sayfa sayısının çok da önemi yok. Çünkü sonuçta o kadar sayfa, bir şekilde hepimizin kafasında ve ruhunda kalıyor. Ergenekon’un her sayfası, bir dönemi simgeliyor ve bu da, bazen hayatın komik yanlarını görmekle ilgili. Yani sonuçta, kimse tüm bu sayfalara ne kadar vakit ayırabiliyor? Hepimizin bir işi var, kahve içeceğiz, yemek yiyeceğiz, komik bir şeyler söyleyeceğiz…
Ve belki de bu yazıyı okurken siz de bir an düşündünüz: “Yani, belki ben de Ergenekon iddianamesini okurum. Ama başka bir zaman, başka bir konuda… Şimdi, ‘vakit geçirmek’ için başka bir şey yapalım.” İşte, gerçek hayat bu kadar hızlı ve komik. Biz de bu hayatı yaşarken, her şeyin biraz daha mizahi olmasına izin verelim.